Die Wahrung der Rechte in der Familie und Vorbildfunktion für Kinder
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ Und unter Seinen Zeichen ist dieses, dass Er für euch aus euch selbst Gefährtinnen und Gefährten erschaffen hat, damit ihr euch ihnen zuneigen und Ruhe in ihnen finden möget, und Er hat […]
يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ (1) قُمِ اللَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا (2) نِصْفَهُ أَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا (3) أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا “Ey örtüsüne bürünen Resulüm! Geceleyin kalk da az bir kısmı hariç geceyi ibadetle geçir. Duruma göre gecenin yarısında veya bundan biraz daha azında veya fazlasında ibadet etmen de yeterlidir. Kur’ân’ı tertîl ile, düşünerek oku.” (Müzzemmil; 1-4) مَثَلُ الْمُؤْمِنِ الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْاٰنَ مَثَلُ […]
وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ “O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerinden biri de: Kendilerine ısınmanız için, size içinizden eşler yaratması, birbirinize karşı sevgi ve şefkat var etmesidir. Elbette bunda, düşünen kimseler için ibretler vardır.” (Rum;21) إِنَّ لِرَبِّكَ عَلَيْكَ حَقًّا، ولِنَفْسِكَ عَلَيْكَ حَقًّا، ولِأَهْلِكَ عَلَيْكَ حَقًّا فَأَعْطِ كُلَّ […]
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِعِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لًا Und folge nicht dem, wovon du kein Wissen hast (sei es gut oder schlecht), und enthalte dich grundloser Behauptungen und Vermutungen. Wahrlich, Gehör, Sehvermögen und Herz – sie alle werden dereinst darüber befragt werden (du bist […]
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم إِنَّ الَّذِينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرّاً وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ Diejenigen, die Gottes Buch rezitieren (und dabei Gott rühmen, loben und preisen und sich zu Seiner absoluten Einheit bekennen) und das Gebet entsprechend seinen Vorschriften verrichten und von dem, womit Wir sie versorgt haben, (für die Sache […]
İffet ya Hû! قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ “Mümin erkeklere bakışlarını kısmalarını ve edep yerlerini açmaktan ve zinadan korumalarını söyle. Bu, onlar için en uygun olan davranıştır. Allah yaptıkları her şeyden hakkıyla haberdardır.” Nur Suresi ;30. اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْهُدَى وَالتُّقَى وَالْعَفَافَ وَالْغِنَى أنَّ النَّبيَّ صلَّى اللَّهُ […]
إِنَّ الَّذِينَ يَتْلُونَ كِتَابَ اللَّهِ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرّاً وَعَلَانِيَةً يَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَ “Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarfetenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler. (Fatır; 29) خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ Efendimiz (s.a.s); “Sizin hayırlınız, (hakikatlerine ve inceliklerine inerek) Kur’ân öğrenip […]
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم وَابْتَغِ فِيمَا آتَاكَ اللهُ الدَّارَ اْلآخِرَةَ وَلاَ تَنْسَ نَصِيبَكَ مِنَ الدُّنْيَا „[…] Sondern strebe mit dem, was Gott dir gewährt hat, nach der Heimstatt des Jenseits (indem du es als Almosen hingibst oder für andere gute Zwecke), ohne darüber deinen Anteil (den Gott für dich festgesetzt hat) an dieser Welt zu […]
فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لِي وَلَا تَكْفُرُونِ Öyleyse siz Ben’i zikredin ki Ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin. (Bakara, 152) “ Siz ululuğumla, tahmid, tekbirlerle yâd edin Beni, Ben de problemlerle yüzyüze geldiğinizde yâd edeyim sizi, siz acz u fakrınızla Bana yönelin, ben de gücümle kuvvetimle sizi destekleyeyim.” قالَ رسولَ اللَّه: مَا […]
وَالَّذينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ O müminler üzerlerindeki emanetleri gözetirler, verdikleri sözleri tam tamına tutarlar. (Müminun;8) Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, Vefa hakkındadır. Vefa; Allah’a verilen söze bağlı kalma, insanlara verilen ahde riayet etme, dostluğun hakkını verme, Hak’tan halka kadar iyilik gördüğü herkese karşı, samimiyet ve sadakat içinde bulunma demektir. Çoğu yerde vefa, “sadakat” la birlikte zikredilmektedir. Sıdk, vefanın bir buududur. Sadık, vefalı olur. Zaten […]