Kur’ân-ı Kerim Okumanın ve Anlamanın Fazileti
يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ (1) قُمِ اللَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا (2) نِصْفَهُ أَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا (3) أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا “Ey örtüsüne bürünen Resulüm! Geceleyin kalk da az bir kısmı hariç geceyi ibadetle geçir. Duruma göre gecenin yarısında veya bundan biraz daha azında veya fazlasında ibadet etmen de yeterlidir. Kur’ân’ı tertîl ile, düşünerek oku.” (Müzzemmil; 1-4) مَثَلُ الْمُؤْمِنِ الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْاٰنَ مَثَلُ […]
إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنْذِرِينَ () فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ Biz onu kutlu bir gecede -levh- mahfuzdan dünya semasına- indirdik. Çünkü Biz haktan yüz çevirenleri uyarırız. O, öyle bir gecedir ki her hikmetli iş, tarafımızdan bir emir ile, o zaman yazılıp belirlenir. (Duhan; 3,4) Muhterem Müminler! Allah (celle celâluhu), kullarını affetmek için vesileler yaratmaktadır. Bunlardan biri de, yoğunlaştırılmış bir […]
. وَمِنَ الَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِه نَافِلَةً لَكَۗ عَسٰى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا Sana mahsus olmak üzere gecenin bir kısmında kalkıp Kur’ân oku, teheccüd namazı kıl. Böylece Rabbinin, seni makam-ı mahmûda eriştireceğini umabilirsin. (Isra;79) أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَقُومُ مِنْ اللَّيْلِ حَتَّى تَتَفَطَّرَ قَدَمَاهُ فَقَالَتْ عَائِشَةُ لِمَ تَصْنَعُ هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَقَدْ غَفَرَ اللَّهُ لَكَ […]
وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعِينَ “Namazı tam kılın, zekâtı verin, rükû edenlerle beraber siz de rükû edin.” (Bakara, 43). أَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ مِنْ رَبِّهِ فَهُوَ سَاجِدٌ، أَكْثِرُوا فِيهَا الدُّعَاءَ “Kulun Rabbine en çok yaklaştığı an, secde anıdır. Öyleyse orada çokça dua edin.” (Müslim, salât 215). Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, Miraç’ın esas armağanı olan namaz hakkında olacaktır. […]
MİRAÇ GECESİ سُبْحَانَ الَّذي اَسْرٰى بِعَبْدِه لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّميعُ الْبَصيرُ “Bir gece, kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye kulu Muhammed’i, Mescid-i Haramdan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksaya götüren O zatın şanı ne yücedir! Bütün eksikliklerden uzaktır O! Gerçekten, her […]
وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلاَّ رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ “Biz Seni bütün âlemlere sadece rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ,107) . اِرْحَمُوا مَنْ في الْأَرْضِ يَرْحَمْكُمْ مَنْ في السَّمَاءِ “Siz yerde olanlara merhametle muamelede bulunun ki sema ehli de size merhamet etsin!”. (Tirmizî, birr 16) Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, merhametli olmanın bir işareti olan tatlı dil ve yumuşak tavır hakkında olacaktır. İnsanlarla münasebete geçmenin yolu, tatlı dil ve yumuşak […]
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَعِينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلَاةِ إِنَّ اللَّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ Ey iman edenler! Sabır göstererek ve namazı vesile kılarak Allah’tan yardım dileyin. Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir. (Bakara, 153) اَلتَّأَنِّي مِنَ الرَّحْمَنِ، اَلْعَجَلَةُ مِنَ الشَّيْطَانِ “Teennî (temkin ve sükûnetle hareket etmek) Rahman’dan; acele ise Şeytandandır.”(Tirmizî, Birr 66) Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, Sabır ve Teenni hakkında olacaktır. Ağrı, acı ve […]
إِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللَّهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فِي كِتَابِ اللَّهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَالْأَرْضَ مِنْهَا أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ “Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günden beri ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır.” (Tövbe; 36) Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, Üç Aylar ve Regâib Gecesi hakkındadır. Üç aylar, önümüzdeki Pazar […]
وَالَّذِينَ إِذَا أَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا Rahman’ın o has kulları, harcamalarında ne israf eder ne de eli sıkı davranırlar; bu ikisinin arasında bir denge tuttururlar. (Furkan sûresi, 25/67) مَا عَالَ مَنِ اقْتَصَدَ، وَمَا خَابَ مَنِ اسْتَشَارَ […]
كَلَّا بَلْ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ Hayır! Gerçek öyle değil! Onların yapageldikleri kötü işler, gitgide kalplerini paslandırmıştır. (onun için âhireti inkâr ederler.) (Mutaffifîn, 83/14) مِنْ حُسْنِ إِسْلاَمِ الْمَرْءِ تَرْكُهُ مَا لاَ يَعْنِيهِ “Bir kişinin mâlâyâniyâtı (kendisini ilgilendirmeyen, bir faydası olmayan şeyleri) terk etmesi, onun Müslümanlığının en güzel derinliklerinden biridir.” (Tirmizi, zühd 11) Muhterem Müslümanlar! Hutbemiz, mâlâyânî denilen, boş ve gereksiz […]